Niğde’de Niğde Valiliği himayesinde Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ev sahipliğinde Eğitime Destek Platformunun destekleriyle 15 Temmuz Derneği STK temsilcileriyle bir araya geldi.
20 Ağustos 2016’da kurulan ve kurucularının Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Cevat Olçok, Tarık Şebik, Zeynep Bayramoğlu ve Hasan Kaçan olduğu 15 Temmuz Derneği 6 yıldır faaliyetlerini sürdürmekte.
Bu zamana kadar 22 ilde ve 2 yurtdışında olmak üzere toplam 24 kere program ve buluşma düzenleyen 15 Temmuz Derneği, Niğde’de STK temsilcileriyle bir araya geldi.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kongre Merkezinde gerçekleşen buluşmaya, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, 15 Temmuz Derneği Kadın Komisyonu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Varank Aslantürk, 15 Temmuz Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Ayyıldız, Eğitime Destek Platformu İl Koordinatörü Abdülgani Özkan, STK temsilcileri katıldı.
Buluşma kapsamında bir konuşma gerçekleştiren Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, üniversite olarak Ömer Halisdemir’in ismini taşıdıklarını ve 15 Temmuz Derneği’nin ilk paydaşlarından olduklarını söyledi. Rektör Uslu konuşmasının devamında “ben buraya geleni 8 ay oldu. Birçok STK üyemizle sürekli görüşme halindeyiz ve yapacağınız her türlü faaliyetlerde Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi olarak yanınızdayız. Üniversitenin şehrin üniversitesi olduğunun farkındayız ve şehirle bütünleşmeye devam ediyoruz. Bugün üniversitemizde 15 Temmuz Derneğimizi misafir ediyoruz. 15 Temmuz platformlarıyla ve üniversitemiz arasında bir organik bağ var. 15 Temmuz’un simgesi olan Ömer Halisdemir bizim üniversitemizin adıdır. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, 15 Temmuz Derneğiyle ortak hareket etmek zorundadır. 15 Temmuz Derneği’nin ilk paydaşlarından birisi biziz. 15 Temmuz gecesi yaşananları hepimiz gördük, hepimiz yaşadık. Bundan sonrada böyle bir olayı yaşamamamız için toplumun her kesiminin birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Bununda başında STK’lar geliyor. STK’larında birlikte hareket etmesiyle birlikte hareket etmesiyle beraber, değil her hangi bir örgüt bir kısım her hangi bir ülke bile buna tenezzül edemez. Bu bakımdan STK’ların birlikte hareket etmesi çok önemlidir.
“HÜRRİYET ÇAĞRISI” ŞARKISI MEZUNİYET TÖRENİNDE KULLANILACAK
15 Temmuz Derneği’nin hazırlamış olduğu 15 Temmuz için hazırlanmış “Hürriyet Çağrısı” şarkısını üniversitemizin mezuniyet şarkısı olarak kabul etmek istiyoruz. Üniversitemize yakışır, gençlere hitap eden bu şarkının burada sizlerden iznini almış olalım.” İfadelerini kullandı.
15 TEMMUZ BİZE BİR İMTİHANDI
Niğde’de STK temsilcileriyle bir araya gelen 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, “15 Temmuz gecesinin hainlere olduğu gibi bizlere de hatta ümmete bir imtihandı” ifadelerini kullandığı konuşmasına şu şekilde devam etti “ben 40 yıldır birçok sivil toplum kuruluşunun içerisindeyim ve çoğunda ya başkanım ya yönetici. Davet edildiğimde baktık ki yapılan şey hayırlı bir anlam taşıyor. Özellikle mazlumların, ümmetin menfaatine yararlı bir şeyse, insanlığın geleceğine yönelik bir adımsa bunu geri çevirmek mümkün değil. Sizi davet eden insan hayırlı bir işe sizi davet etmiş ama arkasında Allah bunu size lütuf etmiş bunu çevirme şansımız yok. Bu imkânı bizlere sunan Allah’tır. Bizim kader inancımızda keşke diye bir şey yoktur. Allah’ın takdir etmesi vardır. 15 Temmuz keşke olmasaydı, ama Allah öyle takdir etmiş. Hainlerin sınandığı gibi bizde sınandık 15 Temmuz gecesinde. Vatanınıza, milletinize, devletinize, değerlerinize sahip çıkıyor musunuz, bu uğurda benim yolumda bir bedel ödüyor musunuz diye Allah bizi de sınadı o gün. Bizim sınandığımız gibi ümmet coğrafyası da sınandı o gün. Evet, Etiyopya’dan ya da Sudan’dan koşarak gelmeyeceklerdi. Ama bizim için dua da mı etmeyeceklerdi? 15 gecesi Cumhurbaşkanımız çıkıp “ hainleri yendik, bertaraf ettik” diyene kadar farklı ülkelerde olan gönül birlikteliğimiz bulunan insanlar şükür secdesine gittiklerini ben birçok yetkiliden farklı ülkelerin yöneticilerinden dinledim duydum. O gece evde dua eden bir annenin mi, sokağa inen yiğitlerin fiili karşı koymaları ya da duaları mı yoksa Sudan’da, Afrika’da bir mazlumun duası mı bizi o musibetten kurtardı bilmiyoruz. Ümmet anlayışı bunu gerektirir. Bu imtihan o gün silahlı darbe olarak oldu, bu gün ya da ilerde farklı bir darbe olarak gerçekleşir. Ben bu milletin bir ferdi olmaktan gurur duyuyorum. Allah bize dini, dili ırkı ne olursa olsun mazluma yardım etmeyi, sahip çıkmayı inşallah bize sahip eder. Bu bizim sorumluluğumuzdur.”
15 TEMMUZ’UN GERÇEK OLDUĞUNUN DELİLİ BENİM AİLEMDİR
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kongre Merkezinde gerçekleşen 15 Temmuz Derneği’nin buluşmasında konuşan 15 Temmuz Derneği Kadın Komisyonu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Varank Aslantürk, algılara boyun eğmeyecekleri aktardığı konuşmasında “Derneğimiz sosyal ve kültürel alanda içerik üretiyor, hem de şehit aileleriyle birlikte kurmuş olduğu bir hukuk var onu devam ettiriyor. Algılarımızda hep şu vardı şehitlerimizin çoğu İstanbul ve Ankara’daydı. Ama bizim 58 ilimizde şehit ailelerimiz var. Dernek olarak biz 58 ilimizde bulunan şehit ailelerimizle buluşmaya devam ediyoruz. Sadece şehit aileleriyle değil gazilerimizle de ilişkilerimizi devam ettiriyoruz. Biz 15 Temmuz Derneği olarak her ayın 15’inde bir ilimizde yurtiçinde ya da yurtdışında hatim programı yapıyoruz. Bir farkındalık oluşturmuş oluyoruz. Şimdiye kadar 22 ilimizde ve 2 yurtdışı programı olarak 24 program yaptık. Pandemi dolayısıyla programlarımıza ara vermek zorunda kaldık. Bu sebeple 6 yılda bu sayıda kaldık. Bir başka etkinliğimiz ise her sene bütün şehit ailelerini Antalya’da bir araya getiriyoruz. Sağ olsun belediye başkanlarımız ve valilerimiz kendi şehirlerinde bulunan şehit ailelerine, gazilerimize programlar yapıyorlar ama biz bütün şehit ailelerine program yapıyoruz. Türkiye genelinde bulunan 15 Temmuz’da şehit olan aile yakınlarına, 800 kişilik bir program yapıyoruz. Antalya’da düzenlediğimiz programda buluşan şehit aileleri kendi aralarında bir yakınlık olmuş oluyor. Bu programı Aile ve Sosyal politikalar Bakanlığımızla organize ediyoruz. Bizler dernek olarak kabir ziyaretleri de gerçekleştiriyoruz. Bu etkinlikleri ferdi olarakta yapıyoruz ancak dernek olarak farkındalık oluşturmak amacıyla gerçekleştiriyoruz. Yurtdışından organize edilen ve sosyal medya da algı oluşturan FETÖ her 15 Temmuz öncesi bunu yapıyor. Mesela bu sene ki algıları, 15 Temmuz gecesinde vurulan vatandaşların kimin vurduğu belli değil. Özellikle şu anda Twitter’da bu algı operasyonu çok yaygın. Şundan emin olabilirsiniz şehitlerimizin hepsine otopsi yapıldı. 15 Temmuz gecesi vurulan ve şehit olan kişilerin G3 mermisiyle vurulduğu tescil edildi. Şehitlerimizin vücudundan G3 mermileri çıktı. Bir askerin dışında kimde G3 olabilir ve vatandaşı vurabilir? O gün İstanbul ve Ankara helikopterlerle insanlara ateş açıldı. Bu silahlar askerden başka kimin elinde olabilir? Maalesef bizim üstümüzde sürekli gündem değiştirilerek ya da algı oluşturmaya çalışarak zihinlerimizi vurmaya çalışıyorlar. Bu algılara bizler ve sizlerin izin vermemesi gerekiyor. Mesela 15 Temmuz Darbesinde suçsuz askerlerin ceza aldığı söyleniyor. 15 Temmuz Darbe girişimi davalarında birçok suçsuz askerimiz beraat etti. Gerçekten vatandaşa ateş etmiş ve birinin ölümüne sebep olmuş olanlar, görüntü kanıtlarıyla beraber ceza alan kişilerdir. Bu davalarda herkes tutuklanmadı. Tiyatro algısı da sürekli gündeme geliyor. Ben tiyatro diyenlere şöyle bir örnek veriyorum. Bu olayın tiyatro olmadığına en büyük delil benim kendi ailem. O gece de benim bir kardeşim Sayın Cumhurbaşkanımızın en yakınında olan kişilerden biriydi. Diğer kardeşimde benim şehit. Denildiği gibi tiyatro olsaydı Mustafa Varank Bakanımız arayıp demez miydi, “abla ya da abi sakin dışarı çıkmayın. Kendinize dikkat edin. Sokakta olmayın” demez miydi? Abisini uyarmaz mıydı böyle bir şey için? Tiyatro diyenlere en güzel cevap benim ailem. Bakanımız Mustafa Varank o gün Antalya’daydı, şehidimiz İlhan Varank’ın da hiçbir şeyden haberi yoktu. 15 Temmuz şehitleri aileleri çok büyük bir rehabilitasyon sürecinden geçtiler. Hala da devam ediyor bu süreç. Şehit vermeye aileler bile büyük travma yaşadı. Birde şehit ailelerini düşünmek lazım. Benim en büyük ricam etrafınızda şehit aileleri varsa onlarla ilgilenmeye devam edin. Bazı şehit aileleri toplumdan uzaklaşıyorlar. Sizde derneklerimiz ve vakıflarımız vasıtasıyla onlarla ilgilenmeye ve iletişim kurmaya devam edin. Bizlerin şehitlerimize karşı bir vefa borcu var. Onlar nasıl ki hiç düşünmeden canlarını feda ettiler. Neden canlarını feda ettilerse bizler o nedenleri yaşatıyoruz ve unutturmuyoruz. Gençlerimizin bu tür terör örgütlerine aldanmamaları için elimizden geleni yapalım.” Şeklinde konuştu.
Buluşma programı 15 Temmuz Derneği temsilcileri ve STK temsilcileri arasında gerçekleşen fikir alışverişiyle son buldu.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.