Bireyden aileye, topluluktan millete kadar herkesin ulaşmasını istediği amaçları ve idealleri vardır. Bir ülkü, bir amaç güdüsünde çalışırız. İdeallerimizin peşinde koşarız ve ona ulaşmaya çalışırız.
Millet olarak da, devlet olarak da koyduğumuz hedefler vardır. Mesela Dünyanın en büyük on devleti olmak bir hedeftir. Veyahut Dünyanın en demokratik ülkesi olmak, hukuku en güvenilir devletler arasında sayılmak, Ekonomisi en güçlü devletlerden biri olmak, Yaşanıla bilirlik kalitesi en üst düzey ülkelerden biri olmak, refah seviyesi en yüksek milletlerden biri olmak, Bütün bunlar ulaşılmak istenen hedeflerdir.
Peki ya bu hedeflere kendiliğinden mi ulaşılır? Bu hedeflere ulaşmak için neye ihtiyaç var?
Soruların tek kelime cevabı var. Bütün kapılar bu cevaba açılır; EĞİTİM!
Eğitim olmayan bir yerde gelişim yok denilecek kadar az olur. Eğitim bizlere iki temel kazanım sağlar. Birincisi insanlık tarihi boyunca oluşan bütün medeniyetlerin yaşanmışlıklarını ve tecrübelerini bizlere aktarır. İkincisi ise insanlık medeniyetlerinde kazanılmış birikimleri kullanarak, yaşamı kolaylaştıracak yeni buluşlara imkân sağlar. Evet, bu iki madde eğitim özetliyor.
Mezopotamya'da yazının icadı, Lidyalıların parayı bulmasına imkân sağlamıştır. Lidyalıların parayı bulması Hititlerin ticaretinin gelişmesini sağlamıştır. Bütün bu etkileşimlerle beraber mısırda ilk devletler arası anlaşmaların örnekleri oluşmuştur. İslam medeniyeti gelişirken, eski yunan medeniyetinin, romanın birikimlerinin üstüne koyarak bilimde yol kat etmişlerdir. Avrupa'da Rönesans ve Reform sürecinin başlamasında İslam medeniyetinin etkileşimi büyük bir rol oynar. Bütün bunlar gösteriyor ki insanlık medeniyet tarihi sebep sonuç ilişkisi içerisinde birbirleri ile bağlıdır. Ve bu bağın ana fikri EĞİTİM dir. Eğitim mevcut olanı öğrenerek üstüne yeni birikimler koymaktır.
O zaman millet olarak da, devlet olarak da yapılması gereken en önemli ve yegâne şey EĞİTİM dir. Kaliteli bir eğitim bir ulusun geleceğini değiştirir. Kaderini belirler. Kuranı kerimde geçen bir ayeti kerime de bunu özetler niteliktedir. “Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.” İsra Suresi 13. Ayet. O zaman ilk olarak kaliteli, uluslararası düzeyde rekabet edilebilir düzeyde bir eğitim sistemi kurulması birinci etken olacaktır. Eğitim verecek kişiler olan eğitimciler ya da öğretmenlerin eğitimi de en önemli etkenlerden biri olacaktır. Başarı üzerine kurulmuş bir eğitim sistemi, Bu eğitim sistemini uygulayan kaliteli eğitimciler, her konuda başarının kapılarını açacaktır.
Bir medeniyetin gelişmesi her şeyden önce eğitim ile olur. Kendi tarihimize baktığımızda ecdadımız ne zaman güçlü devletler haline gelmiş, uluslar arası düzeyde söz sahibi olmuş, bulunduğu çağda hep eğitimin en üst düzeyde olduğu dönemler olmuştur.
Bu gün toplumsal refahın yüksek olması için o toplumun bazı şartları oluşturmuş olması gerekir. O şartları sıralarsak; üretime bağlı ekonomik büyüklük, Dışa bağımlı olmayan askeri kapasite, teknolojik alt yapı, adaleti sarsılmaz bir hukuk sistemi ve güçlü bir demokrasi. İşte bütün bu şartları yerine getirebilmek için yalnızca tek bir şeye ihtiyacımız vardır. O da EĞİTİM.
Eğitim bizlere aydınlık geleceklerin kapısını açar. Eğitim bizlere mutlu yarınların kapısını açar. Eğitim çocuklarımıza güzel bir gelecek bırakmak için tek şart. Kısacası Eğitim, geçmişteki birikimlerin gelece kurulan köprüsüdür.